Perdeleme Sabiti Nedir? Fizikteki Derin Anlamı ve Günümüzdeki Tartışmalar Perdeleme Sabiti ve Temel Fiziksel Anlamı Perdeleme sabiti, fizik dünyasında özellikle elektromanyetik teorilerle ilişkili bir kavramdır. Bu sabit, özellikle atomik ve moleküler seviyelerde elektrik yüklerinin etkilerini inceleyen bir parametre olarak karşımıza çıkar. İsminden de anlaşılacağı gibi, “perdeleme” kavramı, bir tür engelleme veya zayıflama anlamına gelir. Peki, perdeleme sabiti neyi ifade eder? Bu sabit, atomik düzeyde bir elektriksel yükün etkilerinin nasıl değiştiğini anlamamıza yardımcı olan bir parametredir. Fiziksel bir ortamda, bir elektrik yükü, çevresindeki diğer yükleri etkileme gücüne sahiptir. Ancak bu etkileşim, çevredeki diğer yüklerin varlığı ile “perdelendikçe” zayıflar. Yani, bir yükün…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Bir Filozofun Bakışıyla Gücün Anlamı “İnsan, bilgiyle dünyayı değil, kendini de dönüştürür.” der bir filozof. Bu dönüşümün izlerini tarih boyunca yalnızca düşüncede değil, eylemde de görürüz. Osmanlı İmparatorluğu’nun askeri yapısında yer alan topçular, bu dönüşümün hem maddi hem de zihinsel temsilcilerinden biriydi. Onların yaptığı iş, sadece savaşmak değil; aynı zamanda bilginin, disiplinin ve stratejinin birleşiminden doğan bir bilgelik eylemi idi. Bu yazıda “Osmanlı’da Topçular ne iş yapar?” sorusunu, tarihsel bir açıklamanın ötesine taşıyarak; etik, epistemoloji (bilgi felsefesi) ve ontoloji (varlık felsefesi) çerçevesinde inceleyeceğiz. Osmanlı’da Topçuların Tarihsel Rolü Bir Askerden Fazlası Osmanlı ordusundaki topçu sınıfı, fetihlerin kaderini belirleyen en önemli unsurlardan…
Yorum BırakMayasız Gözleme Hamuruna Ne Konur? İktidarın Hamurunda Yoğrulan Bir Toplum Bir siyaset bilimci olarak bazen düşünürüm: toplumsal düzen, tıpkı bir hamur gibidir. İçine ne konursa, hangi ellerle yoğrulursa, hangi sıcaklıkta pişirilirse, sonunda aldığı biçim de o kadar farklı olur. Mayasız gözleme hamuru basit bir tarif gibi görünse de, içinde derin bir politik metafor taşır. Çünkü her toplum, tıpkı o hamur gibi, bir şeylerden eksiltilmiş, bir şeylerle dengelenmiştir. Bir başka deyişle, “mayasız hamur”, iktidarın şekillendirdiği bir toplumsal yapının sessiz temsilcisidir. İktidar, bazen maya gibidir: yükseltir, kabartır ama aynı zamanda kontrol eder. Mayasız gözleme, bu kontrolün dışına çıkma çabasıdır — sade, yalın,…
Yorum BırakKale Savunma Kimin? Veri, Duygu ve Toplumsal Etki Ekseni Üzerinden Çok Yönlü Bir Değerlendirme “Kale Savunma kimin?” sorusu, ilk bakışta basit görünse de Türkiye’de “Kale” ismini taşıyan birden fazla savunma/havacılık oyuncusu olduğu için yanıtı katmanlıdır. Konulara farklı açılardan bakmayı seven biri olarak ben de bu yazıda iki yaklaşımı —objektif/veri odaklı ve insan/toplum odaklı— yan yana getirerek hem isim karmaşasını açalım hem de okuyucularla ufuk açıcı bir fikir alışverişi yapalım. İsim Karmaşası: Aynı “Kale”, Farklı Dünyalar Piyasada “Kale Savunma” adına sahip bağımsız bir şirket (Ankara/İvedik OSB) bulunuyor; talaşlı imalat, lazer kesim, set/kit/sistem montajı gibi kabiliyetleriyle tedarik zincirinde yer alıyor. Bu şirketin…
Yorum BırakGramer Önemli mi? Antropolojik Bir Bakışla Dilin Kültürel Derinliği İnsan kültürlerini anlamaya çalışan bir antropolog olarak, her toplumun kendine özgü ritüelleri, sembolleri ve dilsel yapılarıyla dünyayı anlamlandırma biçimlerine hayranlık duymamak elde değildir. Diller, yalnızca iletişim aracı değil; bir topluluğun kimliğini, tarihini ve düşünce biçimini yansıtan en güçlü sembolik sistemlerden biridir. Bu yüzden bir dilin temel yapı taşlarından biri olan gramer, sadece kurallar bütünü değil, kültürel bir haritadır — insanın kendini ve çevresini anlamlandırma biçiminin dilsel bir izdüşümüdür. Dil, Kültür ve Gramer Arasındaki Görünmez Bağ Her kültür, dili aracılığıyla kendi dünyasını kurar. Bir topluluğun dil yapısı, o toplumun düşünme biçimiyle doğrudan…
Yorum BırakGrafik Tasarım Nerede İş Bulur? Ekonomik Dinamikler Üzerinden Bir Analiz Bir ekonomist için temel soru her zaman aynıdır: Kaynaklar sınırlıdır, seçimler ise sonsuz. Bu çerçeveden bakıldığında, grafik tasarım sektörü de tıpkı diğer alanlar gibi arz ve talep dengesi içinde şekillenir. İnsanların ve kurumların görsel iletişime duyduğu ihtiyaç arttıkça, tasarımcıların ekonomik değeri de yükselir. Ancak “Grafik tasarım nerede iş bulur?” sorusu yalnızca bir mesleki yönelimi değil; aynı zamanda piyasaların yapısını, bireysel tercihleri ve toplumsal dönüşümü anlamakla ilgilidir. Grafik Tasarımın Ekonomik Konumu: Görsel Tüketim Çağında Değer Üretimi Küresel ekonominin dijitalleşmesiyle birlikte, bilgi ve görsel içerik üretimi birincil üretim alanlarından biri haline geldi.…
Yorum BırakBir Siyaset Bilimcinin Gözünden: Durgun Göz Aşısı Kaç Günde Tutar? Bir siyaset bilimci olarak şunu biliyorum: hiçbir “tutma” süreci yalnızca biyolojik ya da teknik değildir. Güç, ideoloji ve ikna her zaman işin içindedir. Durgun göz aşısı gibi doğal bir bahçecilik uygulaması bile, toplumun işleyişine, iktidarın doğasına ve vatandaşın sabrına dair güçlü metaforlar barındırır. Çünkü bir aşı, yalnızca bir dalın diğerine tutunması değil, aynı zamanda iki farklı yapının uzlaşmasıdır. Peki bu uzlaşma kaç günde gerçekleşir? Ya da daha önemlisi, neden bu kadar tanıdık gelir? Aşı ve İktidar: Gücün Doğada Tezahürü Birleşme Olarak Güç İlişkisi Siyaset bilimi açısından her aşı, bir iktidar…
Yorum Bırak“Harabe Gibisin” Ne Demek? Yıkıntının İçinden Doğan Dayanıklılık Bir arkadaşınızın gözlerine bakıp “Harabe gibisin” dediğiniz oldu mu? Ben bu cümleyi duyduğumda aklıma yanmış bir orman gelmez; küllerin altındaki kıpırtı gelir. Çünkü “harabe” yalnızca yıkımı değil, yeniden kurma ihtimalini de fısıldar. Gelin, bu ifadeyi kökeninden bugünkü kullanımına, yarına uzanan etkilerine kadar birlikte kurcalayalım. Kelimenin izini sürmek: Harabe + “gibisin” yapısı “Harabe” Arapça kökenli “harap/harâb” sözcüğüyle akraba; yıkılmış, çökmüş, eski ihtişamını yitirmiş mekânları çağrıştırır. Türkçedeki “-gibi” benzetme eki ve ikinci tekil kişi “-sin” sonunda birleşince, ortaya hem somut hem mecaz bir tablo çıkar: “Dışarıdan bakınca yıkıntıyı andırıyorsun.” Yani bu ifade bir durum…
Yorum BırakHaklı Gerekçe Ne Demek? Antropolojik Bir Perspektiften İnceleme Kültürlerin Çeşitliliğini Anlamak: Haklı Gerekçenin Derinliklerine Yolculuk Bir antropolog olarak, kültürlerin çeşitliliğini keşfetmek, insanlık tarihinin ne kadar zengin ve farklı olduğunu anlamak beni her zaman cezbetmiştir. Her kültür, toplumsal yapılar, ritüeller, semboller ve kimlikler aracılığıyla dünyayı anlama biçimini şekillendirir. Bu anlayış biçimleri, kararların nasıl alındığını ve bir eylemin gerekçesinin nasıl oluşturulduğunu doğrudan etkiler. Peki, bir toplumda “haklı gerekçe” nasıl şekillenir? Bir kararın, bir eylemin veya bir uygulamanın haklı olup olmadığı, sadece mantıklı ve adil bir açıklamaya mı dayanır, yoksa toplumun normlarına, değerlerine ve geleneklerine mi? Bu yazıda, “haklı gerekçe”yi bir antropolojik bakış…
Yorum BırakKaynakların Gölgesinde: “Gotlar Hangi Millet?” Üzerine Ekonomik Bir Yorum Ekonomi, temelde bir seçim bilimidir. Kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada, her tercih başka bir fırsattan vazgeçmektir. Tarih de aslında ekonomik tercihlerin bir toplamıdır. “Gotlar hangi millet?” sorusu, ilk bakışta tarihsel bir kimlik arayışı gibi görünür; fakat ekonomik perspektiften bakıldığında, bu soru üretim biçimlerinin, göçlerin ve ticaretin yönlendirdiği bir toplumsal evrimi anlamakla ilgilidir. Bu yazıda Gotları yalnızca bir kavim olarak değil, bir ekonomik sistemin aktörleri olarak ele alacağız: Kaynakların yeniden dağılımını, ticaret ağlarını ve güç dengelerini şekillendiren bir toplumun hikâyesi olarak. Gotlar Kimdi? Tarihsel ve Ekonomik Bağlam Gotlar, tarih sahnesine M.S. 3.…
Yorum Bırak